SİTE İSTATİSTİĞİ  
 
 ETKİNLİK TAKVİMİ  
 
 
 
 

« Aralık - 2008 »
Pzt Sl Çrş Prş Cm Cmt Pz

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

 

 
 
 
 GENEL BAŞKAN'DAN
 
 

Telekomünikasyon Sektöründe

Sendikal Örgütlenme

Mevcut şebekeler üzerinden mobil ve katma değerli hizmetler ile geniş çaplı hizmetler sunulması 2000’li yılların başına kadar sağlanmış iken, 2000 yılından itibaren WLAN, WMAX formatında ortaya konulan üçüncü nesil mobil hizmetleri hayatın her alanına yaygın bir şekilde girmiş ve artık dördüncü nesil mobil hizmetler konuşulmaya başlanmıştır. IP tabanlı şebekeler üzerinden verilecek bu hizmetler ve sayısal medya içerikleri insan hayatını kolaylaştırma yolunda baş döndürücü bir gelişme seyri izlemektedir.

Bu gün internet, özellikle geniş bant hizmetleri sayesinde, çalışma ilişkileri önemli bir değişim göstermiş, ses veri, görüntü kısacası dijital hale getirilen her şey bu platform üzerinden ulaştırılabilir hale gelmiştir. Telekom sektörü bulunduğu konum itibariyle, bankacılığı, eğitimi, sağlığı, kamu hizmetlerini öylesine etkilemiş ve iş süreçlerini öylesine değişikliğe uğratmıştır ki, bundan endüstriyel ilişkiler de nasibini almıştır.

Kuşkusuz bu değişimlerle endüstri çağındaki üretim ilişkileri içerisindeki sendikacılık hareketlerini biçimlendiren değerler, ilkeler, üretim modelleri, teknoloji ve emeğin anlam ve işlevi bugünün bilgi çağında farklılıklar göstermektedir. Diğer bir ifade ile teknolojik gelişmelere pareler olarak işçiliğin tanımı da değişmektedir. Geçmişte sendikaların üye profilini oluşturan beden işçilerin yerini; bugün çok vasıflı, beyaz yakalı (yani beyin işçileri), çeşitli işlere uyabilen ve esneklik gösterebilen işçilere bırakmaktadır.

Esasen, dünyadaki endüstriyel ilişkilerin seyrine bakıldığı zaman özellikle personel yönetimi kavramından, insan kaynakları yönetimi kavramına geçilmesi ile birlikte bireysel yeteneklerin ve performansın ön plana çıkarılmasının bireysel pazarlık yapma bilincini geliştirdiğini görüyoruz. işverenler insan kaynakları birimi yoluyla bu işçilerle diyalog kurmak suretiyle işçinin işe alınmasından başlayarak, çalışma koşullarına kadar bütün iş yaşamı boyunca gerekli olan işlemleri bireysel sözleşmelerle gerçekleştirmeye başlamışlardır.

Günümüzde ise teknolojinin sağladığı imkânlar ile ortaya çıkan yeni iş yapış modelleri beyaz yakalı çalışanların önemli bir bölümünü bireysel pazarlık çarkının dışına çıkarmaktadır. Düne kadar çok önemli olan bir mesleki bilgi, yeni teknolojik donanımlı ve eğitimli işgücü karşısında değerini yitirmektedir. Bunun bilincine varan beyaz yakalı çalışanlar işverenin gücüne karşılık tek geçerli gücün sendikal örgütlenme olduğunu anlamışlardır.  Böylece, bireysel olarak düzenlenen sözleşmeler ile işveren karşısında zayıf durumda kalan beyaz yakalı işçiler bu durumdan kurtularak, kolektif üretim süreci içinde eşit düzeyde iş koşulları ve ücretlerini pazarlıkla belirleme imkânına kavuşmak için. daha çok işvereni koruyan ve niteliği ile işçiler bakımından yetersiz kalan bireysel sözleşmeler yerine, toplu iş sözleşmelerinden faydalanmak için sendikal örgütlenmeye yönelmektedirler.

Ülkemizde 1970’li yıllarda büyük cazibesi olan sendikal hareket, 1980 ihtilal i ile birlikte kesintiye uğramış ve 12 Eylül sonrasının temel kanunları arasında bulunan 2821 ve 2822 sayılı kanunların getirdiği kısıtlamalar sendikal örgütlenmeyi büyük oranda frenlemiştir. Bu dönemde büyüyen ve gelişen sendikaların genellikle kamu işçilerinin çalıştığı iş kollarında faaliyet gösterdiği görülmektedir. Nitekim 1980 öncesi yaşanılan ve toplumsal yaşamı önemli ölçüde etkileyen grevleri unutan Türkiye, 2007 yılında Türkiye Haber-İş Sendikası üyelerin Türk Telekom iş yerlerinde uygulamaya koyduğu grev ile birlikte sendikal örgütlenme ve grev kavramlarını yeniden tartışır hale gelmiştir. Bu gelişmeler ışığında tartışmalar devam ederken IBM Türkiye çalışanlarının 5 yıldır zam alamadıklarını belirterek sendikalaşma faaliyetine girişmeleri bu defa farklı bir tartışma konusu ortaya çıkarmıştır. Endüstriyel ilişkiler sisteminde şimdiye kadar sadece mavi yakalılar olarak bilinen beden işçilerinin örgütlenmesi doğal kabul edilirken. IBM Türkiye ile birlikte beyaz yakalı çalışanların, yani beyin işçilerinin de bireysel iş ilişkisi sisteminden, toplu pazarlık sistemine geçiş gayretleri ilgiyle izlenmektedir.

Bu gelişmeleri belki de yeni ekonomik modelin bir yansıması olarak değerlendirmek gerekecektir. İşçiler de, işverenler de diyalog, bilgi, güven, sorumluluk gibi kavramlar etrafında yapılanmakta olan geleceğin toplumunu, ilişki sistemlerini ve kurumlarını gözeten değişim ve yeniden yapılanma stratejileri ile ayakta kalabilir, ait oldukları topluma ya da sosyal tarafa geleceğe dönük bir ümit sunabilirler.

Türkiye Haber-İş Sendikası’nın Türk Telekom’da greve kadar giden toplu iş sözleşmesi görüşmelerindeki temel yaklaşımlarından biri, sendikal örgütlenmeyi muhafaza ederek çalışanları daha güçlü bir şekilde temsil etmekti. Sendika Türk Telekom bakımından bu pozisyonunu muhafaza ederken bir taraftan da haberleşme işkolunda faaliyet gösteren diğer şirketler nezdinde de örgütlenme çalışmalarını devam ettirmektedir.

Türkiye Haber-İş Sendikası (Türkiye Posta, Telgraf, Telefon, Radyo ve Televizyon işçileri ve hizmetleri) Haberleşme iş kolunda faaliyet göstermekte dir.

Haberleşme işkolunda bulunan Türk Telekom ile PTT’de örgütlü bulunan Türkiye Haber-İş Sendikası sektörün rekabete açılması yönünde atılan adımlar sonucu dağıtılan lisanslar ile haberleşme sektörün de yeni kurulan şirketlerde de örgütlenme çalışmalarını sürdürmektedir. Bu şirketlerin başında sermayesinin tamamı Türk Telekom’a ait olan ve düne kadar Türk Telekom tarafından yapılan bilinmeyen numaralar ve çağrı hizmetlerini veren Assistt A.Ş. gelmektedir.

Bu şirkette gerçekleştirilen çalışmalar sonucu 468 işçi sendikaya üye olmuştur. Bunun üzerine Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye müracaat edilerek, görünürde alt işveren olarak faaliyet gösteren Assistt Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. işçisi toplam 468 üye Türk Telekom A.Ş.’ye bildirmiş ve bu işçilerin başlangıçtan itibaren Türk Telekom A.Ş.’nin işçileri olduğundan bahisle bu işçilerin VII. Dönem Toplu İş Sözleşmesinden yararlandırılmaları talep edilmiştir.

Ancak Türk Telekom A.Ş. her iki şirketin tüzel kişiliklerinin farklı olduğu, Assistt Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan personelin Şirketleri ile hiçbir bağlantısının olmadığının belirterek Sendikamızın taleplerini reddetmiştir.

Türkiye Haber-iş Sendikası bu arada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğüne müracaat ederek görünürde Assistt Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. tarafından işletilen bu işyerinde çalışan işçilerin başlangıçtan itibaren Türk Telekom A.Ş.’nin işçisi sayılması gerektiği yolunda bir tespitin yapılmasını istemiştir.

Bu müracaat üzerine, Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye Haber-İş Sendikası Başkanlığına gönderilen yazıda açıkça Assistt Şirketinin “HABERLEŞME İŞİNİ YAPTIĞI, İŞYERİNDE FİİLİ OLARAK YAPILAN İŞİN TÜRK TELEKOM A.Ş. TARAFINDAN YAPILAN ASIL İŞİN UZANTISI KAPSAMINDA OLDUĞU, İŞ YAPILIRKEN KULLANILAN BİNA VE DİĞER EKİPMANLARIN TÜRK TELEKOM A.Ş.’YE AİT OLDUĞU” belirtilmiştir.

Türk Telekom’un bu tutumu karşısında üyelerinin haklarını yasal zeminlerde aramaktan başka çaresi kalmayan Türkiye Haber-İş Sendikası üyeleri adına konuyu mahkemeye taşımıştır. Bu süreç de söz konusu iş yerinde üye sayımız hızla artarak yaklaşık 800 kişiye ulaşmıştır.

Yukarıda görüldüğü üzere, köklü bir endüstriyel ilişkiler geleneğine sahip olan Türk Telekom’da dahi bu gün sendikal örgütlenme önünde engel oluşturulmaya çalışılmaktadır.

Örgütlenme çalışmalarının yürütüldüğü bir diğer şirkette AVEA’ dır. Burada üyelik çalışmaları başlatılmış olup, kısa sürede ciddi bir sayıya ulaşacağımız düşünülmektedir. Bunun dışında özellikle mobil telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren TURKCELL ve VODAFONE çalışanları ile kablo TV hizmeti veren TÜRKSAT A.Ş çalışanlarını sendikal örgütlenmeye dahil etmek için çalışmalar devam etmektedir.

Buradan özellikle sizin aracılığınızla bu şirketlerde çalışanlara seslenmek istiyorum. Bireysel olarak işveren karşısında gücünüz “işine gelirse” mesajını alıncaya kadardır. Bireysel sözleşmeler ile verilen haklar, karın maksimum seviyede tutulması pahasına sürekli törpülenerek eriyecektir. İşi yaparken sizlerle, sizler ile ilgili kararlar alırken sizleri yok kabul eden bir yaklaşımı peşinen kabul etmek durumunda kalacaksınız. Her şeyden önemlisi de sizden kaynaklanmayan nedenler ile her zaman iş ilişkiniz sona erdirilerek, emekli olma hakkınız haksız yere gasp edilecektir. Oysa sendikal örgütlenmenin gücü birlikte olmanın yani sinerjinin ve dayanışmanın gücüdür. Unutulmamalıdır ki; bu günün dünyasında Hakkınızı alabilmek için haklı olmanız yetmemektedir. Hakkınızı elde edebilmek için mücadele edecek bir güce, örgütlü bir sendikal yapıya ve güçlü bir dayanışmaya ihtiyaç vardır.

Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir işveren, hiçbir işyerinde çalışanların sendikal örgütlenme içinde olmasını istemez. Ve hatta daha da ileriye giderek sendikal örgütlenmeyi engellemek için kanunların tüm boşluklarından yararlanmak isterler. İşverenlerin tüm bu engellemelerine rağmen çalışanlar kendilerinin anayasal bir hak olan sendikal örgütlenme hakkını büyük bir inanç ve kararlılıkla talep etmeli, sendikal örgütlenmeyi gerçekleştirmek için büyük bir azim ve kararlılıkla mücadele etmelidirler.

Türkiye Haber-İş Sendikası, haberleşme sektörü çalışanlarının sendikal örgütlenme mücadelesinde sonuna kadar ve tüm imkânlarıyla yanlarında olacaktır.

Ne mutlu geleceğini alın teri, emek ve dayanışma ile kurabilenlere…

Çalışanların en büyük gücü sendikal birlik ve beraberliğidir.

Ali Akcan

T.Haber-İş SendikasI

                                                             Genel BaşkanI

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TÜRKİYE HABER-İŞ SENDİKASI Bilgi işlem iletişim: saim@haberis.org.tr                                                                                                         
©2006 - 2007 Türkiye Haber-İş Sendikası                                                                                                                    

 
Site Renk: